İçeriğe geç

Güncel oranlar

  • Yasal faiz %31 yıllık
  • TTK 1530 geç ödeme %43 yıllık
  • TCMB avans faizi %39,75 yıllık
  • Gecikme zammı %3,7 aylık

Banka Nasıl Çalışır? Para Kazanma, Zorunlu Karşılık ve Sermaye Kuralları

Banka mevduat toplayıp kredi veren ve ödeme hizmetleri sunan, BDDK denetimindeki bir anonim şirkettir. Faiz marjı ve komisyonlarla nasıl gelir elde ettiği, zorunlu karşılık, sermaye yeterliliği ve likidite kuralları, kredinin para yaratması, BDDK ve TMSF'nin rolü sayısal örneklerle anlatılır.

  • HazırlayanTemerrüt Editörlüğü
  • Güncelleme
  • Okuma9 dakikalık okuma

Kısaca

Banka, mevduat ya da katılım fonu toplayan, kredi veren ve ödeme hizmetleri sunan bir kuruluştur; Türkiye’de anonim şirket olarak, BDDK’nın izniyle kurulur ve denetiminde çalışır. Gelirinin ana kaynağı, topladığı fonun maliyeti ile fonu kullandırarak elde ettiği getiri arasındaki faiz farkıdır; buna komisyon ve ücretler eklenir. Banka bu farkı kazanırken sermaye yeterliliği, likidite ve zorunlu karşılık kurallarına uymak zorundadır. Mevduat ve katılım fonları ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) güvencesindedir. Faiz yerine kâr payıyla çalışan bankalar için Katılım Bankası Nedir? yazısına bakabilirsiniz.

Banka nedir ve neler yapabilir?

5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.3’e göre mevduat bankası, kendi adına ve hesabına mevduat kabul etmek ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluştur. Kanun bankaları üç türe ayırır: mevduat bankaları, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları. Kalkınma ve yatırım bankaları mevduat veya katılım fonu kabul edemez; kredi kullandırmak esas olmak üzere ve/veya özel kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek üzere çalışır.

Bankaların yapabileceği faaliyetler m.4’te sayılır: mevduat veya katılım fonu kabulü, nakdî ve gayrinakdî kredi verme, ödeme ve fon transferi, çek ve kambiyo senedi işlemleri, kredi ve banka kartı ihracı, döviz ve kıymetli maden işlemleri, türev işlemler, sermaye piyasası araçlarının alım satımı ve aracılığı, garanti işleri, yatırım danışmanlığı, portföy yönetimi, faktoring, finansal kiralama ve sigorta acenteliği gibi. Bu liste her banka türüne aynen açık değildir: mevduat bankaları katılım fonu kabul edemez ve finansal kiralama yapamaz, katılım bankaları mevduat kabul edemez, kalkınma ve yatırım bankaları ikisini de kabul edemez. Yine de liste, bankanın yalnızca “mevduat alıp kredi veren” bir kuruluş olmadığını gösterir.

Banka kurmak da serbest değildir: bankanın anonim şirket olması, paylarının nakit karşılığı çıkarılması ve ödenmiş sermayesinin Kanun’daki asgari tutardan az olmaması gibi şartlar aranır (m.7); kuruluşa Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu en az beş üyenin aynı yöndeki oyuyla izin verir (m.6). Kanun, kredi kuruluşları ve özel kanunlarıyla yetkili olanlar dışında kimsenin meslek olarak mevduat veya katılım fonu kabul edemeyeceğini de hükme bağlar (m.60).

Banka nasıl para kazanır?

İki ana gelir kaynağı vardır:

  • Faiz (veya kâr payı) marjı: Banka mevduat sahiplerine ya da borç verenlere belirli bir maliyet öder; topladığı fonu kredi ve diğer varlıklara yatırarak daha yüksek bir getiri elde eder. İkisi arasındaki fark, bankanın kredi riski, işletme giderleri ve vergisini karşılayacağı brüt marjdır. Katılım bankalarında faiz yerine kâr payı vardır; mantık benzerdir.
  • Komisyon ve ücretler: Ödeme ve havale işlemleri, kartlar, garanti işleri (teminat mektupları gibi), döviz işlemleri ve aracılık hizmetleri bu gruptadır (m.4). Bunlardan hangisinin ne kadar gelir getirdiği bankadan bankaya ve dönemden döneme değişir.

TCMB Kanunu m.40/III’e göre bankalar, mevduat kabulünde ve ödünç para vermede uyguladıkları faiz oranlarını TCMB’ye bildirir; TCMB ayrıca mevduatın vade ve türlerini ve katılma hesaplarının vadelerini belirler.

Sayısal örnek: faiz marjı ve zorunlu karşılığın etkisi

Aşağıdaki örnek tamamen varsayımsaldır ve bir bankanın gerçek bilançosunu temsil etmez. Banka 1.000.000 TL’yi 365 günlüğüne yıllık %40 faizle topluyor, aynı tutarı yıllık %50 faizle kredi olarak veriyor. Brüt faiz marjı, sitenin basit faiz hesaplayıcısıyla şöyle çıkar:

Mevduat maliyeti (365 gün):  1.000.000,00 × %40   = 400.000,00 TL
Kredi geliri (365 gün):      1.000.000,00 × %50   = 500.000,00 TL
Brüt marj:                   500.000,00 − 400.000,00 = 100.000,00 TL

Marj, anaparanın yüzde onuna denk gelir. Şimdi bankanın topladığı fonun yüzde 10’unu zorunlu karşılık olarak TCMB’de tutmak zorunda olduğunu varsayalım (oran yalnızca örnektir; gerçek oranları TCMB belirler). Bu durumda kredi olarak verilebilecek tutar 900.000 TL’ye düşer. Karşılığa faiz ödenmediği varsayılırsa:

Kredi geliri (365 gün):      900.000,00 × %50     = 450.000,00 TL
Brüt marj:                   450.000,00 − 400.000,00 =  50.000,00 TL

Marj, yine anaparanın üzerinden bakıldığında yüzde 5’e iner (50.000 / 1.000.000). Gerçekte TCMB karşılıklara faiz ödeyebilir (m.40/II), banka başka gelir ve giderlere de sahiptir; örnek maliyet-getiri ilişkisini ve zorunlu karşılığın marja etkisini göstermek için sadeleştirilmiştir.

Zorunlu karşılık nedir, neden vardır?

1211 sayılı TCMB Kanunu m.40/II’ye göre bankalar ve TCMB’nin uygun gördüğü diğer mali kuruluşlar, TCMB nezdinde açılan hesaplarda, bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak nakden zorunlu karşılık tesis eder. Zorunlu karşılığa tabi kalemlerin kapsamı, oranı, tesis süresi ve gerektiğinde karşılığa ödenecek faiz TCMB tarafından belirlenir. Karşılıkların bloke tutulması istenirse bu tutarlar hiçbir amaç için kullanılamaz, devredilemez ve haczedilemez. Süresinde veya eksik tesis edilirse TCMB, eksik kısım için faizsiz mevduat isteyebilir ya da cezai faiz tahakkuk ettirebilir.

Kanun m.4, zorunlu karşılıklara ilişkin usul ve esasları belirlemeyi TCMB’nin temel görevleri arasında sayar; aynı maddeye göre TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarıdır. Karşılık olarak tutulan kısım krediye dönüştürülemediği için bankanın getiri elde edebileceği tutarı etkiler; oranlar ise TCMB düzenlemesiyle zamanla değişir. Bu yazı güncel oranları vermez; geçerli oranlar için TCMB duyurularına bakmak gerekir.

Sermaye yeterliliği ve likidite neden önemlidir?

Banka, topladığı paranın büyük kısmını kredi olarak verdiği için, bir kısım kredi geri dönmese de mevduat sahiplerine ödeme yapabilmeli ve faaliyetini sürdürebilmelidir. Bunun için iki temel kural vardır:

  • Sermaye yeterliliği (m.45): Bankalar, maruz kaldıkları riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurmak zorundadır. Sermaye yeterliliği oranı, bankanın özkaynağının risk ağırlıklı tutarlara oranıdır ve yönetmelikteki usule göre hesaplanır; yüzde sekizden az olamaz. BDDK Kurulu bu oranı bankalar bazında artırabilir veya farklılaştırabilir. Katılma hesabından kaynaklanan aktiflerin risk ağırlıklarında hesapların özelliklerini dikkate alma yetkisi de Kurula aittir.
  • Likidite yeterliliği (m.46): Bankalar asgari likidite düzeyini hesaplamak, tutturmak ve raporlamak zorundadır. Likidite Karşılama Oranı Yönetmeliği’ne göre oran, yüksek kaliteli likit varlık stokunun net nakit çıkışlarına bölünmesiyle bulunur; toplam oran yüzde yüzden, yabancı para oranı yüzde seksenden az olamaz (m.4); Kurul, kalkınma ve yatırım bankaları için farklı oran belirleyebilir.

Özkaynak, ana sermaye ile katkı sermaye toplamından indirilecek değerlerin düşülmesiyle bulunur (m.44). Örnek (varsayım):

Sermaye yeterliliği: Özkaynak 12.000.000 TL, risk ağırlıklı tutar 100.000.000 TL
  12.000.000 / 100.000.000                 = %12,00
Yüzde 8 asgari için gerekli özkaynak:
  100.000.000 × %8                         = 8.000.000 TL

Likidite karşılama oranı: yüksek kaliteli likit varlık 300.000.000 TL, net nakit çıkışı 250.000.000 TL
  300.000.000 / 250.000.000                = %120,00

Rakamlar yalnızca gösterim içindir. Gerçek bankalar bu oranları BDDK’ya düzenli raporlar; oranların yüksek olması bankanın kâr edeceği ya da batmayacağı anlamına gelmez.

Banka krediyle para yaratır mı?

Çoğu kişi bankanın mevduatı “alıp başkasına verdiğini” düşünür. İngiltere Merkez Bankası’nın 14.03.2014 tarihli Quarterly Bulletin çalışmasına göre modern ekonomide paranın çoğu, ticari bankaların kredi vermesiyle yaratılır; bankalar yalnızca tasarruf sahiplerinin yatırdığı mevduatı ödünç vermez. Çalışma aynı zamanda ekonomide yaratılan para miktarının sonuçta merkez bankasının para politikasına bağlı olduğunu vurgular.

Mantık şöyle işler: Banka 500.000 TL kredi kullandırdığında, aynı anda hem kredi (bankanın varlığı) hem müşterinin hesabında 500.000 TL’lik yeni bir mevduat (bankanın yükümlülüğü) oluşur. Bu mevduat daha önce birinin yatırdığı paradan gelmez; kredi ile birlikte doğar. Bu yüzden bankacılık faaliyeti sermaye ve likidite kuralları ile merkez bankasının para politikası çerçevesinde sınırlandırılır.

BDDK ve TMSF’nin rolü nedir?

BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu): 5411 sayılı Kanun m.93’e göre BDDK, finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin çalışması, mali sektörün gelişmesi ve tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması için bankaların kuruluş ve faaliyetlerini, yönetim ve teşkilat yapısını düzenler, uygulanmasını sağlar ve denetler. Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin çalışmasını tehlikeye sokabilecek işlemleri önlemekle yükümlüdür.

TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu): Kanun m.63’e göre resmî kuruluşlar, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlara ait olanlar dışındaki tüm mevduat ve katılım fonlarını sigortalar. Sigortaya tabi tutarı Fon Kurulu belirler; bu tutar 01.01.2026’dan itibaren her bir kişi için her bankada 1.200.000 TL‘dir (2025’te 950.000 TL) ve her takvim yılı başında yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenip Resmî Gazete’de ilan edilir. 26.05.2022 tarihli 7407 sayılı Kanun’dan bu yana tüzel kişilere ait ticari mevduat da kapsamdadır. Bankalar sigortaya tabi kısım üzerinden prim öder; risk esaslı prim oranı yıllık sigortaya tabi mevduat ve katılım fonunun binde yirmisini aşamaz. Bir bankanın faaliyet izni kaldırılırsa doğruluğu kanıtlanan mevduatın sigortalı kısmı Fon tarafından mevduat sigorta rezervinden ödenir. Kanun, yönetimi ve denetimi Fona geçen veya Fonun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları “fon bankası” olarak tanımlar (m.3).

Sigorta, getiriyi garanti etmez ve yalnızca sınıra kadar olan kısmı kapsar. Örneğin aynı bankada 1.000.000 TL’si olan bir kişinin tutarı sınırın altındadır ve sigortalı sayılır. Bazı hesaplar ise sigorta dışındadır: m.64’e göre bankanın hâkim ortakları, nitelikli pay sahipleri ve yöneticileri ile yakınlarının hesapları, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleri; TMSF bilgilendirme formuna göre ayrıca yurt dışı şubelerdeki ve kıyı bankacılığı kuruluşlarındaki hesaplar ile hem en büyük beş mevduat bankasının ortalama faiz oranıyla hem de bankanın ilan ettiği oranla hesaplanan tutarı aşan “aşırı faiz”.

Bu yazıdaki mevduat bankası çerçevesi katılım bankaları için de büyük ölçüde geçerlidir; farkları için Katılım Bankası Nedir?, kullandıkları yöntemler için Katılım Sistemleri Nasıl Çalışır? ve dünyadaki gelişimi için İslami Bankacılık Nedir? yazılarına bakabilirsiniz. Faizin genel mantığı için Faiz Nedir? yazısı da yararlıdır.

Sık sorulan sorular

Banka nasıl para kazanır?

Bankanın temel gelir kaynaklarından biri, mevduat ve borçlanma için ödediği maliyet ile kredi ve diğer varlıklarından elde ettiği getiri arasındaki farktır (faiz marjı). Buna ek olarak ödeme ve havale işlemleri, kartlar, garanti işleri, döviz işlemleri ve aracılık gibi hizmetlerden komisyon ve ücret alır. Katılım bankalarında faiz yerine kâr payı vardır; mantık benzerdir. Bankaların gelir kalemlerinin dağılımı bankaya ve döneme göre değişir.

Zorunlu karşılık nedir?

Bankaların, bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde nakden tuttuğu karşılıktır (1211 sayılı Kanun m.40/II). Kapsamı, oranı, tesis süresi ve gerekirse karşılığa ödenecek faiz TCMB tarafından belirlenir; oranlar TCMB düzenlemesiyle zaman içinde değişebilir.

Bankalar mevduatı olduğu gibi mi kredi verir?

Hayır. İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) 2014 tarihli çalışması, modern ekonomide paranın çoğunun bankaların kredi vermesiyle yaratıldığını ve bankaların yalnızca tasarruf sahiplerinin yatırdığı mevduatı ödünç vermediğini açıklar. Kredi kullandıran banka, müşterinin hesabında yeni bir mevduat (kaydi para) oluşturur. Bu süreç sermaye ve likidite kuralları ile merkez bankasının para politikası çerçevesinde sınırlanır.

Sermaye yeterliliği oranı nedir, asgari yüzde kaçtır?

Sermaye yeterliliği, bankanın maruz kaldığı riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurmasıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.45’e göre bankalar, BDDK’nın yönetmeliğine göre hesaplanan sermaye yeterliliği oranının yüzde sekizden az olmamasını sağlamak zorundadır. BDDK Kurulu bu oranı bankalar bazında artırabilir veya farklılaştırabilir.

Banka batarsa param ne olur?

5411 sayılı Kanun m.63’e göre mevduat ve katılım fonları TMSF tarafından sigorta edilir; bir bankanın faaliyet izni kaldırılırsa doğruluğu kanıtlanan mevduatın sigorta kapsamındaki kısmı Fon tarafından ödenir. Sigortalı tutar 01.01.2026’dan itibaren her bir kişi için her bankada 1.200.000 TL’dir. Banka iflas eder veya tasfiye edilirse sigortasız kısım için hak sahipleri, Fonun ve kamu alacaklarının ardından, İcra ve İflas Kanunu m.206’daki üçüncü sıra anlamında imtiyazlı alacaklıdır.

Kaynaklar